Konuyu Açan
#1
Bir e-posta listesine yeni katılan kişiye aynı gün üç mesaj göndermek, mağazaya girer girmez peşinden üç satış görevlisinin gelmesi gibi hissettirebiliyor. Öte yandan tek bir “Kaydınız için teşekkürler” mesajıyla bırakınca da kişinin neden abone olduğunu hatırlaması zorlaşabiliyor. İyi dengeyi bulmak bence listenin türüne ve verilen söze bağlı.
Ben olsam seriyi şöyle kurgularım:
Performansı ölçerken açılma oranına tek başına fazla anlam yüklememek de önemli; bazı posta uygulamalarındaki gizlilik özellikleri bu ölçümü bulanıklaştırabiliyor. Tıklama, sonraki anlamlı işlem ve abonelikten çıkış birlikte daha gerçekçi bir tablo sunuyor.
Siz hoş geldin serinizde kaç mesaj gönderiyorsunuz? Aralığı takvime göre mi, kişinin yaptığı işlemlere göre mi belirliyorsunuz?
Ben olsam seriyi şöyle kurgularım:
- İlk mesajda abone olurken vaat edilen şeyi hemen teslim eder, ayrıca hangi tür içeriklerin geleceğini açıkça söylerim.
- Sonraki mesajı birkaç gün sonra gönderip tek bir işe odaklanırım: örneğin ürünün nasıl kullanılacağını anlatmak ya da sık sorulan bir soruyu yanıtlamak.
- Kişi ürünü satın aldıysa veya deneme sürümünde belirli bir adımı tamamladıysa, ona artık alakasız tanıtım mesajları göndermem.
Performansı ölçerken açılma oranına tek başına fazla anlam yüklememek de önemli; bazı posta uygulamalarındaki gizlilik özellikleri bu ölçümü bulanıklaştırabiliyor. Tıklama, sonraki anlamlı işlem ve abonelikten çıkış birlikte daha gerçekçi bir tablo sunuyor.
Siz hoş geldin serinizde kaç mesaj gönderiyorsunuz? Aralığı takvime göre mi, kişinin yaptığı işlemlere göre mi belirliyorsunuz?